Sokak Fotoğrafçılığı

Sokak fotoğrafları dürüst ve açıktır, göz aldanmalarına yer vermez. Bu tip fotoğrafçılıkta film üzerine düşen ışığı etkileyecek bir değişiklik yoktur ve oluşan görüntü sadece o anı yansıtır. Fotoğraf üzerinde ne gösterildiği hakkındaki kararı ise izleyici verir.

Sokak Fotoğrafçılığı Nedir?

Sokak fotoğrafçılığı olayları veya belli bir durumu arka arkaya fotoğraflamak değildir. Bu işi yapan haber fotoğrafçıları zaten var biliyorsunuz. Sokak fotoğrafçısı evinden çıktığı zaman belli bir iş planı yoktur, onun amacı sadece sokaklardaki yaşamı görüntülemektir. Sokak fotoğrafçısı kompozisyon ve fotoğrafın çekileceği anın kararlaştırılması gibi iki önemli konuda hızlı biçimde karar vererek çalışır. Sokak fotoğrafçısının çoğu zaman filtre değiştirecek, makinesi üzerinde uzun ayarlar yapacak veya tripodunu kuracak zamanı yoktur. Fotoğraf üzerinde fotoğrafçının izleyenleri etkilemek istediği özenle ayarlanmış bir görüntü değil, başka insanların davranışları ve duyguları vardır.

Sokak fotoğrafçılığının önemli isimlerinden biri olan Henri Cartier-Bresson, ilk elde taşınabilir fotoğraf makinelerinin üretilmesiyle birlikte sokak fotoğrafçılığına başlamıştı. Onun fotoğrafçılık yöntemi Leica gibi hızlı bir makine, siyah beyaz film ve insanların günlük yaşamını betimleyen doğal olarak oluşmuş anlardan oluşuyordu. Fotoğraflarında ışık yetersiz olsa da flaş kullanmıyordu ve kadrajlama dediğimiz fotoğraf üzerinde belli alanları seçme işinden nefret ediyordu.

Sokak Fotoğrafçılığı İçin Ekipman

Eğer anımsıyorsanız ünlü yönetmen Oliver Stone’un Müfreze (Platoon) filminde bir sahne vardı; kahramanımız er Chris bir çatışma için kaygılı bir biçimde hazırlanırken yanına çavuş Elias gelir ve kahramanımızın üzerindeki neredeyse bütün malzemeyi yere atar ve “bunlara gerek yok” der. Sokağa fotoğraf çekmeye çıkarken de bütün ağırlıklarınızı, belki de küçük bir servet ödediğiniz için çok sevdiğiniz, lenslerinizi, filtrelerinizi hatta tripodunuzu evde bırakmalısınız. Sokakta size gereken sadece makine ve belki hafıza kartı olacaktır.

Sokak fotoğrafçıları için gerçekten de kullandığı en önemli araç fotoğraf makinası olacaktır. Makinanızın özellikleri sizi kısıtlayacak veya özgür bırakacaktır. Örneğin hızlı çalışan fotoğraf makinaları kesinlikle sokak fotoğrafçılığı için daha uygundur. Makinanızın ilk açılış süresi kısa olmalı, ayarları kolay yapılabilmeli ve arka arkaya hızlı fotoğraf çekebilmelidir. Günümüzde üretilen bazı gösterişli ve çok özellikli dijital fotoğraf makinaları ne yazık ki bu sınıfa girmez.

Sokak fotoğrafçılığı için lens seçimi sırasında da fotoğraf makinası konusunda olduğu gibi sorunu kolay çözeceksiniz. Lensinizi seçerken sadece odak uzunluğu orta olan (40-50 mm) bir model seçmelisiniz. Belki biliyorsunuz insan gözünün görüşüne en yakın lens budur. Böylece fotoğrafınıza bakan kişiler çektiğiniz görüntüleri daha gerçeğe yakın bulacaklardır. Sonuçta böyle bir lens standart olarak makinalarla birlikter verildiği için her zaman el altında bulunur. Bazen de mimari ağırlıklı veya geniş alanların fotoğrafını çekmek isterseniz geniş açılı odak uzunluğu kısa bir lense gereksiniminiz olabilir. Odak uzunluğu fazla olan zoom özelliği olan lensler hem ağırdır hem de kullanımı sırasında tripod gerektirebilir. Uzaktaki objelerin fotoğrafını bulunduğunuz yerden çekmek yerine yakınlarına giderek çekmeyi deneyin. Böylece daha etkileyici sonuç alma olasılığınız artacaktır.

Fokus özelliğine gelince lensiniz ve fotoğraf makinanız eğer çok hızlı otofokus yapamıyorsa otomatik lensleri kullanmayın. Bunun yerine alan derinliği uzun olacak biçimde ayarlarla hızlı yapılan manuel fokus daha iyi sonuçlar verecektir. Özellikle fotoğrafta önemli bir yeri olan objenin net olarak görülmesine çok dikkat edin.

Sokak Fotoğrafçılığının En Önemli Kuralı: Hiçbir Kural Yok!

Kurallar, kurallar, kurallar. Fotoğrafçılık herkesin bildiği gibi bir sanattır, matematik problemi yada bir bilim dalı değil. Niepce’nin ilk fotoğrafı çektiği günlerden beri fotoğraf çekimi için birçok kurallar geliştirilmiştir. Örneğin ufuk çizgisi yataylığı, üçte bir kuralı, perspektif, alan derinliği, objenin hareketi, diğer nesnelerin çerçeve içindeki yerleri, denge, ışık ölçümleri gibi liste devam eder gider. Bu parametreler yüzünden fotoğraf çekerken bazen değerli zamanlar kaybedilir. Fotoğrafçılık konusunda ortaya çıkan her ekol bu kurallara yenilerini eklemiş veya değiştirmiştir. Bu kuralları uygulamaya çalışarak göze batan hatası olmayan fotoğraflar çekmeye çalışmak çoğu kez sokak fotoğrafçısının yaratıcılığını etkiler. Sokak fotoğrafçılığında amaç kuralları tamamen bırakmaktır, kuralları değiştirmek veya yıkmak değil. Bu durumda bir fotoğrafçının film ve makine dışında gereksinim duyacağı üç şey istek, açık görüş ve yaratıcılıktır.

Fotoğraf makinanızla sokağa çıktığınız zaman fotoğraf çekme maceranız başlamış olacaktır. Yanınızda kolay taşınan bir omuz çantası içinde makinanızı gerekirse diğer bir lensi ve filtrelerinizi böylece kolayca taşıyabilirsiniz. Yanınıza yedek bellek kartı ve pil almayı da unutmayın. Sokaklardaki hareketlilik teorik olarak düşünürsek fizikteki kaos modeline benzer. Sizin bu durumda göreviniz ünlü fotoğrafçı Walker Evans’ın dediği gibi “Bakın ve gözlemleyin, çünkü bu dünyada kısa süre için bulunuyorsunuz”.

Sokak fotoğrafçılığı insanlarla yakınlaşmayı, onlardan biri gibi görünmeyi ve onlarla aynı davranışlar içinde olmanızı gerektirir. İnsanlar, fotoğraf çekilirken doğal davranmalı, poz vermemeliler, size belki bir arkadaşlarına bakıyormuş gibi görünmelidirler. Genellikle sokakta basit işler yapan, yürüyen, konuşan veya etrafı seyreden insanlar fotoğraflarının çekilmesine itiraz etmezler. Çoğu zaman küçük bir gülümseme insanları rahatlatır ve sonrasında daha kolay fotoğraf çekersiniz. Her fotoğrafını çektiğiniz kişiden izin almanız gerekmez, sorulan kişi bu durumda düşünmeye başlayacak hatta size güvenmeyip izin vermeyecektir. İzin alsanız da insanlar poz vereceği için fotoğraf çektiğinizde yüz ifadesi ve duruşu anlamsız olacaktır.

Özellikle fotoğrafçılığa yeni başlayanlar insanların fotoğrafını çekerken çok utangaç davranırlar. İnsanlara yakınlaşmak ve fotoğraflarını çekmek istemezler. İyi bir sokak fotoğrafı için objenize yakın olmalısınız bunu unutmayın. Bütün öyküyü anlatacak kadar yakınlaşın, daha fazla yakınlaşırsanız insanların dikkati size yoğunlaşabilir veya diğer başka açıdan görünecekleri kaçırabilirsiniz.

Sokakta objenize göre doğru yerde bulunmalısınız. Örneğin, insanların arkasından çekilen fotoğraflar genellikle izleyicilere hoş görülmez. Bir insan koşuyorsa önünden veya bir kapıdan çıkıyorsa kapının dışından fotoğrafını çekmelisiniz. Bir yere bakan insanların baktığı nesneyi de fotoğraf üzerinde birlikte göstermeniz daha iyi olacaktır. Eğer hareketli bir ortam varsa, örneğin spor karşılaşmalarında veya törenlerde olabildiği kadar çok fotoğraf çekmeye çalışın. Fotoğraf çekerken daha önce belrttiğimiz gibi kurallar üzerinde çok fazla düşünmeyin. Herşeyi kuralına uydurmak hiçbir zaman olanaklı değildir, zaten dikkat ederseniz ödül kazanmış veya beğenilen birçok sokak fotoğrafında kurallara uyumsuzluk görebilirsiniz.

Fotoğraflarınızı değişik açılardan çekmeye çalışın, örneğin olabildiği kadar aşağıdan sokakta yürüyenlerin ayaklarını çekebilirsiniz veya bir meydanda bulunan kişileri fotoğrafınızda yüksekten gösterebilirsiniz. Her çektiğiniz fotoğraf basit ya da karmaşık bir öykü anlatmalıdır. Her sokakta belki her gün birçok olaylar olmakta ve çok ilginç görünümlü insanlar geçmekte. Amacınız bunları uygun biçimde fotoğraflamak olmalıdır. Büyük şehirlerin sokak ve caddeleri, festivaller, spor karşılaşmaları gibi olaylar size fotoğraf çekmek için çok uygun fırsatlar yaratacaktır.

Son önerimiz dışarıda dolaşırken olabildiği kadar fotoğraf makinanızı yanınızda taşıyın ve her an fotoğraf çekmeye hazır olun. Bunun yanında uygun bir fotoğraf anı yakalarsanız, yanınızda fotoğraf makineniz yoksa hiç olmazsa cep telefonu kullanın. Günümüzde birçok cep telefonu modeli çok güzel fotoğraf çekebilir, hatta bu tür için fotoğraf yarışmaları düzenlenmekte. Fotoğraf çekmek sadece hafta sonlarında yaptığınız bir uğraş olmamalıdır. Bazen pazar yerinde dolaşırken veya metroda tren beklerken de güzel sokak fotoğrafları çekebilirsiniz.

Bazı Önemli Bilgiler ve Uyarılar

Dediğimiz gibi insanlara böyle yakın olmak sizin de onlar gibi davranmanızı gerektirir. Siyah kıyafetler içinde elinizde pipo ve gösterişli makinenizle dolaşıp masaların üzerine çıkarak veya gizlice fotoğraf çekmeye çalışarak çok itici olursunuz. Bu gibi durumlarda başınıza hiç istemediğiniz sorunlar gelebilir hatta güvenlik güçleri olaya dahil olabilir. Yabancı bir ülkedeyseniz en iyisi diğer turistler gibi giyinmek ve davranmaktır. İçinde bulunduğunuz toplululuğa uygun basit ve dikkat çekici olmayan kıyafetler giyin. Zaten basit ve küçük bir makineniz olması gerektiğini söylemiştik. Bir topluluk içine girdiğinizde hemen fotoğraf çekmeye başlamayın, önce biraz etrafı gözleyin, insanları takip edin. Onların ilgisi zaman içinde sizin üzerinizden dağılınca belki makinenizin bir ayarını kontrol ediyormuşsunuz gibi sessizce fotoğraf çekmeye başlayın.

Fotoğraf çekerken insanlardan onay alıp almayacağınız biraz da duruma bağlıdır. Kalabalık ortamlarda ve genel çekimlerde onay almak hem olanaksız hem de gereksizdir. Genelde çok yakın çekimlerde örneğin portre çekimlerinde onay sorun. İnsanlara örneğin bir mim sanatçısı gibi profesyonel gösteri sanatçısı değilseler, para vermeniz gerekmez. Bunun yerine adreslerini veya emaillerini alıp fotoğraf göndermeyi teklif edin, çoğunluk kabul edecektir.

Son olarak bazı yerlerde fotoğraf çekmenin yasak olduğunu unutmayın. Örneğin askeri alanlar, polis merkezleri ve güvenlik kuvvetlerinin bildirdiği diğer bazı yerlerde fotoğraf çekmek yasaktır. Ne yazık ki sayıları giderek artan toplum güvenliğini bozan olaylar nedeniyle giderek daha çok yerde fotoğraf çekmek yasaklanmış durumda. Böyle uyarılar görürseniz veya duyarsanız bu yerlerde fotoğraf çekmemeye özen gösterin.