Brad Pitt

Brad Pitt

Hollywood’un Altın Çocuğu Brad Pitt – Oklahoma’da Shawnee kentinde yaşayan Pitt ailesi 1963 yılı 18 aralıkta William Bradley adını verdiği erkek bebeklerinin doğmasıyla ilk çocuklarına kavuşmuş oldular. Bebeğin babası Bill Pitt bir taşımacılık şirketinde yönetici, anne Jane okul danışmanıydı. Aile daha sonra babanın işi nedeniyle Missouri Wayne kentine göç etti ve Brad’in biri erkek diğeri kız olmak üzere iki kardeşi daha oldu. Küçük Brad burada okula da başlamıştı. Okulda sporla arası iyiydi, sevilen bir öğrenciydi ve okulun en iyi giyinen öğrencisi olarak görülüyordu.

Pitt ailesi tipik Amerikalı aile özelliklerine sahipti, yani evde biraz tutucu bir yaşantı vardı. Brad Pitt de zaten yaşamı boyunca aile değerlerine önem verdi. Örneğin lisedeki okul arkadaşları onu sık sık ailesine mektup yazarken görüyorlardı. Brad sosyal açıdan parlak geçen lise döneminden sonra Missouri Üniversitesi Gazetecilik ve Reklamcılık bölümüne kayıt yaptırdı. Bu okulda da aktif sosyal yaşantısı devam etti, hatta “Missouri Erkekleri” adlı bir takvim için çıplak poz verdi.

Brad Pitt’in Hollywood Macerası

Üniversitenin bitmesine iki dönem kala oyuncu olma isteği ve ünlü olma hayalleri ağır bastı ve Brad Pitt kendi deyimiyle “içindeki sesi” dinledi. Okulu bıraktı, cebinde az bir para ile eski model otomobiline atladı ve Los Angeles’a doğru yola çıktı. Sadece parasının az olması tek sorun değildi, oyunculuk konusunda hiç eğitim almamıştı ve Los Angeles’ta kimseyi tanımıyordu. Brad Pitt’in elindeki tek kozu yakışıklılığıydı. Gerçekten de şarışın mavi gözlü Brad Pitt kendi çekiciliğini şöyle anlatıyordu: “Ben genetik özelliklerimiz nedeniyle nefret ettiğiniz insanlardan biriyim. Bu bir gerçek!”

Los Angeles günleri başlangıçta pek parlak değildi. Aç kalmamak için şöförlük, sigara satıcılığı gibi bir çok iş yaptı hatta bir lokanta için tavuk kostümüyle kaldırımda dolaştı. Fakat bu arada bir oyunculuk okuluna gitmeye başlamıştı ve Hollywood gösteri sanatları çevresine girmeye çalışıyordu. Çabaları sayesinde ilk olarak televizyon dizilerinde küçük roller buldu. Size şaşırtıcı gelecek, Brad Pitt bu ilk rollerinden birinde Türkiye’de de çok sevilen Dallas dizisinin bazı bölümlerinde kadın başrol oyuncularından birinin sevgilisini oynadı.

Yeni Bir Yıldız Doğuyor

Brad Pitt 1988 yılında ilk uzun metrajlı film teklifini aldı, bu film projesi o zamanki adıyla Yugoslavya’daydı ve ailesi tarafından cilt hastalığının tedavisi için Adriatik kıyısına getirilen bir Amerikalı genci oynuyordu. Bu film çekimleri yedi hafta sürdü ve Brad Pitt haftalık 1500 Amerikan doları ücret aldı. Fakat bu projenin başına daha sonradan son derece büyük şanssızlıklar geldi, çekimlerin bitimine yakın Yugoslavya’da iç savaş başladı ve ülkede yönetim değişti. Bu sırada oyuncuları ve yapımcılar hızla ülkeyi terketmek zorunda kaldı ve çekilmiş film makaraları kayboldu. Bu film makaraları ancak beş yıl sonra bulunabildi ve film tamamlandı, 1997 yılında “Güneşin Karanlık Yüzü” adıyla gösterime girdi.

Bu uğursuz filmden sonra 1991 yılında Brad Pitt bu sefer kendi ülkesinde bir filmde bir yardımcı erkek oyuncu rolü buldu. Ünlü yönetmen Ridley Scott’un ilk filmlerinden biri olan Thelma ve Louise filminde kanundan kaçan kadın ikiliye bir süre arkadaşlık eden hatta bu arada soygun yöntemleri anlatan J.D. rolüyle sadece ondört dadika göründü. Brad Pitt bu kısa sürede hem film eleştirmenlerinin hem de sinema hayranlarının hemen dikkatini çekti, yeni bir yıldız doğmuştu.

Brad Pitt başarılarını İhtiras Rüzgarları (Legends of the Fall) ve David Fincher’in yönetmeni olduğu Yedi (Se7en) filmleriyle devam ettirdi. Yedi filmindeki dedektif David Mills rolüyle birçok film boyunca devam edecek bir kült karakter tipi yaratmış oldu. Bu filmlerin hemen arkasından 1995 yılında bilim-kurgu tarzındaki “12 Maymun” filmi geldi. Bu filmdeki yardımcı erkek oyuncu rolüyle Golden Globe ödüllerinde ödülü aldı fakat aynı dalda Oscar ödülünü alamadı. Gerçekte bu ödül ve adaylık boşuna değildi, bu filmde Brad Pitt gerçekten sıradışı bir oyun sergilemişti.

Brad Pitt Dövüş Kulübü Filmi İle Zirvede

Bu filmlerden sonra ölümü canlandırdığı Joe Black (Meet Joe Black) ve senaryosu tarihten bir kesit sunan Tibet’te Yedi Yıl (Seven Years in Tibet) filminde Nazi sempatizanı bir Avusturyalı dağcıyı canlandırdı. Bu filmlerden sonra ise Brad Pitt’in yaşamında oynadığı belki de en önemli film olan yönetmenliğini yine David Fincher’in yaptığı Dövüş Kulübü (Fight Club) film piyasaya çıktı. Film gösterime girer girmez çok büyük bir hayran kitlesi oluştu ve filmde bahsedilen bazıları bilinen şehir efsaneleri olan kavramlar ise kült oluşturdu. Bu film basit bir aksiyon filmi değildi, izleyicilere başka bir yaşam biçimi sunuyordu. Bu yaşamda, sosyal ilişkiler, iş yaşamı, teknolojik araçlar veya geleceğe dönük planlar yapmak gibi hepimizin her gün içinde olduğu bütün modern kavramlar tamamıyle reddediliyordu. Her yağmurda eşyaların odaların içinde yüzdüğü bir yıkıntı evde yaşamak ister misiniz? Bu filmi izledikten sonra bu kadar büyük olmasa da yaşamınızda mutlaka değişiklikler yapmanız gerektiğine karar vereceğinizden eminim.

Artık kültleşmiş Dövüş Kulübü filminden bir sahne.

Dövüş Kulübü filmiyle sinema dünyasında yerini perçinleyen Brad Pitt, 2004 yılında bir süper yapım olan Truva (Troy) filminde Akhilleus rolünü oynadı. Bu film çalışmaları sırasında efsanede Akhilleus’un Truva savaşında başına geldiği gibi Brad Pitt’in ayağının arkasında lif yırtılması oldu. Bu ilginç rastlantı dışında genel olarak film dünyanın bu en ünlü ve önemli efsanesini aslına uygun olarak yansıtmıyordu. Brad Pitt’in Akhilleus rolü ise hem krala muhalif duruşu, hem de Brad Pitt’in olması gerekenden zayıf vücut yapısı nedeniyle inandırıcı değildi. Bu film yine de medyada çok konuşuldu ve izleyici sayısı da fazla oldu, fakat kısa bir süre sonra gösterime giren ünlü yönetmen Ridlet Scott’un yönettiği kutsal kent Kudüs’ün tarihiyle ilgili Cennetin Krallığı filminin gölgesinde kaldı. Truva’dan sonra Brad Pitt’in oynadığı sonraki iki önemli filmden ilki 2001 yılında çevrilen devam filmi Ocean’s 12 ve sonraki Mr. ve Mrs. Smith oldu.

1995 yılında 12 Maymun filmindeki rolü oynamak için Apollo 13 filminde astronot rolünü reddetmişti. Bu rollerden birincisi bir akıl hastanesine kapanmış yarı kaçık hayvan hakları koruyucusu bir gencin sonraki ise uzayda hayatta kalma savaşı veren bir astronotun öyküsüydü. Gördüğünüz gibi bilinçli bir seçimle Brad Pitt sıradışı ve toplumun genel değerlerine aykırı olmayı tercih etmişti. Bu seçimi daha sonraları birçok rolü kabul ederken de yaptı. Gerçekte iyi bir ailede yetişen ve aile değerlerine bağlı olduğunu birçok kez kanıtlamış bir kişinin mesleki kariyerinde bu yolu seçmesi şaşırtıcı. Bu tip roller toplum değerlerine aykırı bileşenler içermesi ve eleştirilere yol açması yanında aynı zamanda da teknik açıdan da bir oyuncu için riskli olabilir. Bu tip rollerde oyuncu çok kolaylıkla başarısız olabilir, inandırıcılığını yitirebilir hatta komik duruma düşebilir. Brad Pitt bu tip rollerin altından olağan dışı rol yeteneği sayesinde her zaman rahatlıkla kalktı.

Brad Pitt’in Oyunculuk Tarzı

Brad Pitt’in oynadığı 12 maymun, Dövüş Kulübü ve Yedi gibi filmleri izlediğinizde bu rollerin hepsinde belli bir karakter tipinin olduğunu göreceksiniz. Belki bu tipi anlatmak biraz zor ve en doğrusu filmlerde izlemek ama kısaca şöyle özetleyebiliriz. Modern dünya geliştikçe, yani refahın ve teknolojik olanaklar artması yanında toplumsal kuralların da birer birer değişmesi kaçınılmaz olarak buna karşı çıkan bireyler de ortaya çıkar. Bu karakter Yedi filminde dağınık, 12 Maymun filminde kurnaz, Dövüş Kulübü filminde ise dahi denecek kadar bilgiliydi.

Bu karakter yaşamak için herhangi bir insana veya eşyaya gereksinim duymuyordu, para sadece bir sonraki işi başarmak için işe yarıyordu. Zaten bu karakterin her konudaki arka kapılara ait derin bilgisi para kazanmayı çok sıradan bir iş haline getiriyordu. Yağ aldıran insanlardan elde edilen artıklardan kaliteli sabun yapıp el altından lüks mağazalara yüksek fiyatla satmak kimin aklına gelir? Dövüş Kulübü filmini izledikten sonra yaşamının değiştiğini söyleyen kişilerin sayısı az değil. Bu ve benzeri birçok sıradışı özelliğin birleştiği buna benzer insanlar toplumuzda belki yok ama Brad Pitt’in rolleriyle yarattığı bu kişiliğin özellikle gençler arasında bir kült oluşturduğu kesin.